EN

· Published:

12 Ağustos 2025'te Beyaz Saray, Smithsonian Enstitüsü Sekreteri Lonnie G. Bunch III'e bir mektup göndererek enstitünün müzelerine yönelik kapsamlı bir iç inceleme başlatıldığını bildirdi. Mektup, incelemenin sosyal medya, sergi metinleri ve eğitim materyalleri gibi kamuya açık tüm içerikleri kapsayacağını ve bu içeriklerin "ton, tarihsel çerçeve ve Amerikan idealleriyle uyum" açısından değerlendirileceğini belirtiyordu (Associated Press, 12 Ağustos 2025).

İnceleme ilk aşamada sekiz müzeye odaklanıyordu: Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi, Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, Ulusal Afro-Amerikan Tarihi ve Kültürü Müzesi, Ulusal Amerikan Yerlileri Müzesi, Ulusal Hava ve Uzay Müzesi, Smithsonian Amerikan Sanat Müzesi, Ulusal Portre Galerisi ve Hirshhorn Müzesi. AP'ye göre müzelerden 30 gün içinde sergi materyallerini ve gelecek etkinliklerin taslaklarını sunmaları isteniyordu.

Washington Crossing the Delaware - Emanuel Leutze
Emanuel Leutze, Washington Crossing the Delaware (1851). Görsel: The Metropolitan Museum of Art (Açık Erişim / CC0).

İnceleme, Mart 2025'te imzalanan ve Smithsonian'ı hedef alan başkanlık kararnamesinin bir devamıydı. Kararname, kurumun "ayrıştırıcı, ırk merkezli bir ideolojinin" etkisine girdiğini ileri sürüyordu (kaynak: Associated Press, 12 Ağustos 2025). Smithsonian'ın yanıtı kısa oldu: kurum, bilimsel ölçütlerden ve tarihin olgulara dayalı anlatımından vazgeçmeyeceğini, mektubu bu çerçevede değerlendireceğini ve Beyaz Saray, Kongre ve kendi yönetim kuruluyla görüşmeyi sürdüreceğini bildirdi.

Bu gelişmeye ilişkin görüşler keskin biçimde ayrışıyor. Yönetimi destekleyenler, federal bütçeden büyük ölçüde finanse edilen kurumların hükümetin denetimine açık olması gerektiğini ve müzelerin ülkenin tarihini birleştirici bir biçimde anlatmakla yükümlü olduğunu savunuyor. Eleştirenler ise müzelerin bilimsel bağımsızlığının siyasal müdahaleden korunması gerektiğini, tarihin karanlık dönemlerinin anlatımının "ayrıştırıcılık" olarak etiketlenemeyeceğini ileri sürüyor. AP'nin haberine göre sivil haklar önderleri, Afro-Amerikan Tarihi Müzesi'ne yönelik özel ilgiyi eleştirdi.

Bu tartışma, müze kuramında uzun süredir tartışılan bir soruyu somut bir biçimde gündeme getiriyor: müze, tarihin tarafsız bir arşivi midir, yoksa belirli bir topluluğun kendini anlatma biçimi mi? Carol Duncan'ın 1995'te yayımlanan "Civilizing Rituals" kitabı, müzelerin ulusal kimliği inşa eden ritüel mekânlar olarak işlediğini savunur. Bu çerçevede, bir müzenin anlatısını kimin belirleyeceği sorusu kaçınılmaz olarak siyasal bir sorudur.

Figüratif sanat açısından Ulusal Portre Galerisi'nin incelemeye dahil edilmesi özellikle önemli. Bir portre galerisi, bir ulusun kimi hatırlamaya değer bulduğunu gösterir. Galeri duvarlarındaki yüzlerin seçimi, ulusal belleğin görsel bir haritasıdır. Bu haritayı kimin çizeceği sorusu, Temmuz'daki Amy Sherald olayıyla birlikte düşünüldüğünde daha da somut bir anlam kazanıyor.

---

Kaynaklar: Associated Press (12 Ağustos 2025); The Art Newspaper, Benjamin Sutton (13 Ağustos 2025); ABC News (13 Ağustos 2025); Carol Duncan, Civilizing Rituals: Inside Public Art Museums (Routledge, 1995).

← Tüm yazılar

Yukarı Dön