Yedi dekoratif seramik tabak. Seramik üzerine akrilik. 2020.
Aileyi hatırlamanın en güçlü yollarından biri, onun etrafında toplanılan masayı hatırlamaktır. Yemek masası yalnızca yemek yenen bir yer değildir. Birlikte geçirilen zamanın, alışkanlıkların, küçük tartışmaların, sessizliklerin ve tekrar eden davranışların biriktiği gündelik bir alandır. Her ailenin, zamanla farkında olmadan oluşturduğu kendine özgü bir masa düzeni vardır.
Mutlu Aile Yemeği, bu tanıdık ortamdan yola çıkar. Yedi boyalı seramik tabaktan oluşan seri, bir ailenin yedi farklı karakterini temsil eder. Ancak bu karakterler belirli kişilerin portreleri değildir. Daha çok aile içinde tekrar tekrar karşılaştığımız davranış biçimlerinden, çocuklukta hafızamızda yer eden küçük hareketlerden ve zamanla kişilere dönüşen alışkanlıklardan beslenirler.
Birinin masaya her zaman geç gelmesi, bir başkasının tabağında kalan yemekle uzun süre oyalanması, çocuğun sofradan kaçmak için türlü bahaneler bulması gibi basit anlar, aile hafızasında çoğu zaman olduğundan daha büyük bir yer kaplar. Yıllar sonra hatırlanan şey bazen konuşulanlardan çok bu küçük davranışlardır. Seri, tam da bu gündelik ayrıntıların hafızada nasıl karakterlere dönüştüğüne bakar.
Bu karakterlerin seramik tabaklar üzerinde yer alması da tesadüf değildir. Tabak, doğrudan yemekle ve gündelik hayatla ilişkili son derece sıradan bir nesnedir. Ama aynı zamanda uzun zamandır yalnızca kullanılmak için değil, sergilenmek için de üretilen bir nesnedir. Duvara asılan dekoratif tabak, gündelik kullanımından uzaklaşarak aile, ev ve düzen fikrinin bir parçasına dönüşür.
Mutlu Aile Yemeği bu iki anlamı bir araya getirir. Tabak hem sofraya ait bir nesne olarak kalır hem de üzerinde taşıdığı figürlerle başka bir şeye dönüşür. Aileyi temsil eden düzenli ve tanıdık yüzeyin üzerinde, tam olarak tanımlanamayan ve yer yer tekinsizleşen karakterler belirir. Böylece ev içindeki sıcaklık ile huzursuzluk, aidiyet ile bireysellik aynı yüzeyde yan yana gelir.
Yedi tabak birlikte düşünüldüğünde, tek tek karakterlerden daha büyük bir yapı ortaya çıkar. Her biri kendi başına bir kişiliğe işaret ederken, anlamları diğerleriyle kurdukları ilişki içinde tamamlanır. Çünkü aile dediğimiz şey de yalnızca bireylerden oluşmaz. Bireylerin birbirlerine verdikleri tepkiler, üstlendikleri roller ve yıllar içinde değişse de tekrarlanan ilişkiler tarafından şekillenir.
Bu nedenle serideki yedi figürü belirli bir ailenin üyeleri olarak düşünmekten çok, aile fikrinin içinde yer alan farklı hâller olarak görüyorum. Birlikte olduklarında tanıdık bir bütün oluşturuyorlar. Fakat bu bütünün içinde herkesin kendine ait bir mesafesi, tuhaflığı ve yalnızlığı da var.
Mutlu Aile Yemeği benim için tam olarak bu çelişkinin etrafında şekilleniyor. Birlikte olmanın verdiği yakınlık ile birey olmanın getirdiği mesafe arasında. Hatırladığımız aile ile gerçekten yaşadığımız aile arasında. Masanın etrafında toplanan insanların oluşturduğu sıcak görüntü ile o görüntünün içinde saklı kalan küçük huzursuzluklar arasında.
Belki de aile hafızasını canlı tutan şey tam olarak budur. Her şeyin kusursuz olduğu anlar değil, yıllar sonra hâlâ hatırladığımız o küçük, garip ve sıradan sahneler.
Bütüncül bir yerleştirme olarak yahut tekil edisyonlar halinde edinilebilir. Eser talepleri için iletişime geçebilirsiniz.