ENGLISH
İki resim. Her biri 2 m². Tuval üzerine karışık teknik. Denetimli aydınlatmalı mekânsal yerleştirme. 2021.
'Dar Açı', çağdaş bireyin varoluşsal açmazları ve ontolojik kısıtlanmışlığı üzerine mekânsal bir metafordur. Enformasyon ağlarıyla görünürde birbirine raptedilen küreselleşmiş bir dünyada insan; özgürleşmek şöyle dursun, kişisel ifadeyi ve yaratıcı edimi boğan karmaşık, denetimci ve kuşatıcı rejimlerin kıskacında debelenmektedir. Yerleştirmenin, resimlere doğrudan ve ferah bir bakışı kasten engelleyen klostrofobik mimari kurgusu; gözetim, otosansür ve kurumsal tahakküm karşısında sesini duyurmaya çalışan insanın çaresizliğini mekânda somutlaştırır.
Estetik ve felsefi bir zaviyeden 'Dar Açı', algının göreli doğasını ve anlamın inşasında gözlemcinin konumunu sorunsallaştırır. Yapıtın ancak kısmi ve parçalı olarak görülebilmesi, gerçekliğin mutlak değil daima öznel ve eksik tecrübe edilebileceğinin sert bir anımsatıcısıdır. Bu tutum, anlamın dışarıda hazır bulunmadığı, bireyin kendi hakikatini belirsizlikler içinde bizzat inşa etmesi gerektiği varoluşçu kavrayışla doğrudan rezonans kurar.
Ayrıca yerleştirmenin daraltılmış sınırlarla kurduğu ilişki, insan bilgisinin ve idrakinin epistemolojik sınırlarına dair kuramsal tartışmaları tetikler. Duvarlar arasındaki o boğucu açıklık, izleyicinin sanat nesnesiyle kuracağı dolaysız ve konforlu hazzı baltalayan ontolojik bir bariyere dönüşür. Böylelikle 'Dar Açı', yaratıcı direnç, kısıtlanma ve algının sınırları izleklerini örerek, izleyiciyi hem kendi içsel sınırlarıyla yüzleşmeye hem de baskılanma karşısında sanatsal edimin tavizsiz direncini tefekküre çağırır.
Yukarı Dön