ENGLISH

Muzaffer Malkoç · Published:

Bir esere katılmak, sonraki izleyicinin karşılaşacağı görüntüyü değiştirebilir. Böyle bir çalışmada kişi yalnız kendisi için bir deneyim yaşamaz; başkasının deneyiminin koşullarına da katılır. Ortaklık, aynı şeyi görmekten çok, birbirine eklenen karşılaşmalar üzerinden oluşur.

Person A adlı işimde katılımcıların yüzlerini önceki yüzlerle bir araya getirerek sürekli dönüşen ortak bir portre oluşturuyorum. Yüz tanıma ve yapay zekâyı kullandığım bu çalışmada, insanı tek bir görüntüde sabitlemek yerine değişen bir ilişki içinde ele alıyorum.

Person A'yı bu açıdan okumak, portrenin kimi gösterdiği kadar nasıl değiştiğine de bakmayı gerektirir. Yeni bir yüzün katılması, yalnız görüntünün biçimini değil, tek bir kişiye ait olma fikrini de tartışmaya açar.

Etkileşim ne zaman eserin biçimine katılır?

Etkileşimi değerlendirmek için izleyicinin yaptığı hareketten önce, hareketin eserdeki sonucuna bakmak gerekir. Bir görüntüyü görünür kılmak, onun biçimini değiştirmek ve sonraki karşılaşmada sürecek bir katkı bırakmak farklı ilişkilerdir.

Katılımı incelemek için üç ayrı soru: ne görünür oluyor, ne değişiyor, sonraki kişiye ne kalıyor?
Etkileşimli eserleri okumak için hazırlanan kavramsal şema: görünürlük, değişim ve katkının sürekliliği.

Bu üç soru bir gelişmişlik sıralaması kurmaz. Sınırlı bir hareket alanı güçlü bir karşılaşma üretebilir; çok sayıda seçim sunan bir arayüz ise izleyicinin etkisini belirsiz bırakabilir. Sanatsal açıdan belirleyici olan, kişinin katılımıyla deneyim arasında kurulan ilişkidir.

“İzleyici eseri tamamlar” ifadesi de bu ayrımlar üzerinden anlam kazanır. Tamamlama, çalışmayı başlatmak mı, görüntüyü değiştirmek mi, yoksa anlamın oluşumuna katılmak mı demektir? Person A'da yeni yüz, önceki katkılarla birlikte sürekli dönüşen bir görüntüye katılır. Böylece izleyicinin rolü, kendi portresini görmekten ortak görüntünün oluşumuna doğru genişler.

Person A'da değişen ortak portre

Önceki katkılarla oluşan görüntüye yeni bir katılım ekleniyor; dönüşen portre sonraki karşılaşmaya taşınıyor.
Person A'daki ortak portre yaklaşımını gösteren kavramsal akış. Şema, ortak portre fikrini anlatır; eserin fotoğrafı veya teknik model diyagramı değildir.

Person A'da her yeni yüz, önceki katılımlarla oluşan görüntüyü dönüştürür; süreç bir sonraki kişiyle devam eder. Portre böylece karşılaşmaların birbirine bağlandığı bir temsil biçimi olarak düşünülür. Görüntünün değişmesi, önceki anla bağının koptuğu anlamına gelmez: yeni katkı, daha önce oluşan biçimle ilişki içinde yer alır.

Bu yapıda “ortak” sözcüğü, yan yana dizilmiş bağımsız portrelerden farklı bir ilişkiye işaret eder. Bir kişinin yüzü, öteki yüzlerin bulunduğu süreç içinde görünürlük kazanır. Buradan tekilliğin yok olduğu ya da bütünüyle korunduğu sonucu kendiliğinden çıkmaz. Eserin tartışmaya açtığı meselelerden biri zaten bu gerilimdir.

Bu ilişki, portrenin zamanıyla ilgili bir soru doğurur. Sabit bir portrede bakış, tamamlanmış bir yüzeyde dolaşır. Burada ise temsil, sonraki katılımla yeniden değişmeye açıktır. Ortak portreyi belirleyen, yalnız o anda görünen yüz değil, görüntünün henüz tamamlanmamış oluşudur.

Birlikte görünmek ve tekil kalmak

Ortak portre fikri çekicidir; ama bir soruyu beraberinde taşır: Birlikte görünür olurken kişiye özgü olan ne hâle gelir? Bu soruyu yalnız olumlu bir birliktelik anlatısıyla kapatmak, eserin açtığı gerilimi azaltır.

Bir ortaklık, farklılıkların tanınabildiği bir ilişki olarak kurulabilir. Başka bir durumda farklılıklar birleşme içinde belirsizleşebilir. Bir eserin hangi deneyimi ürettiği, yalnız kavramsal başlığından anlaşılamaz. İzleyicinin kendi izini nasıl gördüğü, diğer katkıları nasıl düşündüğü ve dönüşümün kendisine nasıl sunulduğu önemlidir.

Burada sanatın verimli tarafı, sorunun hemen çözülmek zorunda olmamasıdır. İzleyici hem bir bütüne katılmayı hem de o bütün içinde kendi sınırlarının değişmesini düşünebilir. Eser, ortaklığın tekilliği nasıl etkilediğini deneyim üzerinden tartışmaya açar.

Üretimimde kimliği, hafızayı ve temsil sistemlerinin sınırlarını birlikte ele alıyorum. Person A'nın ortak portresi de bu soruların dijital üretimimde aldığı biçimlerden biri. Figüratif resimlerimde önemsediğim tekillik meselesiyle ilişkiyi burada kuruyorum; iki üretimin aynı cevabı vermesi gerekmiyor.

Başka bir karşılaşma: Under Scan

Rafael Lozano-Hemmer'in Under Scan çalışmasında portre ve katılım başka bir düzen içinde karşılaşır. Sanatçının resmî kaydı, kamusal alanda izleyicilerin gölgelerinde görünür olan video portreleri tarif eder. İzleyici hareket ettikçe portreyle kurulan görünürlük ilişkisi de değişir. Resmî eser açıklaması ve görseller

Under Scan'de katılımcının hareketiyle bir portrenin görünür hâle gelmesi; Person A'da ise yeni yüzün değişen ortak görüntüye katılması öne çıkar. İki çalışma, izleyiciyle portre arasında farklı ilişkiler kurar: birinde karşılaşmanın koşulları, diğerinde ortak görüntünün dönüşümü belirginleşir.

Karşılaştırmayı üç soruyla sınırlandırabiliriz. Portreyi görünür kılan koşul nedir? Katılım portrenin kendisini mi, onunla karşılaşma biçimini mi değiştirir? Önceki izleyicinin katkısı sonraki deneyimde sürer mi? Sorular aynı olsa bile, cevapların her eserin belgesinden ayrı ayrı çıkarılması gerekir.

Bu biçimsel karşılaştırma, etkileşimin tek bir yöntemle sınırlı olmadığını gösterir. Portre, izleyicinin hareketiyle görünür olabilir veya katılımcının yüzüyle dönüşebilir. Her durumda insan görüntüsünün anlamına, onu ortaya çıkaran karşılaşma da katılır.

Katılımın kuralları izleyiciye nasıl görünür?

Etkileşimli bir eserde kuralların tamamının görünür olması şart değildir. Belirsizlik, keşfetme ve şaşırma deneyimin parçası olabilir. Yine de izleyicinin neye katıldığını nasıl anladığı, üzerinde durulabilecek bir sanatsal sorudur.

Genel olarak etkileşimli çalışmalarda, bir hareketin ardından görüntünün değişmesi kişinin kendi etkisini fark etmesine yardımcı olabilir. Değişim geciktiğinde veya başka katkılarla birlikte oluştuğunda bu bağı kurmak güçleşebilir. Zamanlama ve geri bildirim, izleyicinin eserdeki yerini nasıl kavradığını etkiler.

Aynı dikkat eserin belgesine bakarken de gerekir. Tek bir fotoğraf, değişen bir çalışmanın yalnız bir anını gösterir. Video hareketi izlemeye yardımcı olur; fakat her zaman kişinin orada durma süresini ve kendi etkisini fark etme deneyimini bütünüyle aktaramaz. Belgeyi değerlendirirken hangi deneyime erişebildiğimizi bilmek önemlidir.

Bu nedenle Person A üzerine konuşurken kavramsal açıklama, süreç görüntüsü ve izleyicinin karşılaşması birbirinin yerine konulmamalıdır. Her biri başka bir bilgi sunar. Bir araya geldiklerinde eserin açtığı sorular daha somut tartışılabilir.

Eserden ayrılırken geriye ne kalır?

Etkileşimli bir işin karşısında üç soru sorabiliriz. Benim katılımımla ne değişti? Bu değişimi ne kadar fark edebildim? Benden sonra gelen kişi benim katkımla hangi biçimde karşılaşacak?

Eserin açıklaması katılımın çerçevesini sunar; karşılaşmanın kendisi ise kişinin o çerçevede nasıl yer aldığını hissettirir. Kendi izini aramakla değişen bütüne bakmak arasında gidip gelen izleyici için ortaklık, çözülmüş bir fikir olmaktan çıkar ve deneyimlenen bir soruya dönüşür.

Person A'nın ortak portre fikri, bu bakımdan insanı kaydetme sorusuna başka bir zaman boyutu ekler. Kayıt yalnız geçmiş bir anın tutulması olarak düşünülmez; karşılaşmalarla değişen bir biçimin parçası hâline gelir. İzleyici, yalnız kendisinin nasıl göründüğünü değil, başka yüzlerle birlikte görünmenin ne anlama geldiğini de sorabilir.

Bu sorunun diğer üretimlerimdeki karşılıklarını dijital işler seçkimde ve sanat pratiğim üzerine yazdığım metinde izleyebilirsiniz. Her araç, aynı araştırmaya kendi karşılaşma biçimini ekler.

← Tüm yazılar

Yukarı Dön