EN

· Published:

Alman doğumlu İngiliz ressam Frank Auerbach, 11 Kasım 2024'te Londra'daki evinde 93 yaşında öldü. Auerbach 1931'de Berlin'de doğdu. 1939'da, Nazi Almanya'sından çocukları kurtaran Kindertransport programıyla İngiltere'ye gönderildi. Anne ve babasını bir daha göremedi; ikisi de Auschwitz'te öldürüldü.

Auerbach 1948'den itibaren Londra'da St Martin's School of Art'ta ve Royal College of Art'ta okudu. Apollo dergisinin anma yazısına göre bu dönemde ek olarak katıldığı Borough Polytechnic derslerinde ressam David Bomberg'in öğrencisi oldu ve onun çizgiye yaklaşımından derinden etkilendi. 1954'te Kuzey Londra'daki Mornington Crescent'te bir atölyeye yerleşti ve hayatının geri kalanında her gün orada çalıştı. Galerisinin açıklamasına göre yılda 364 gün resim yapıyordu.

Head of E.O.W. IV (1967) - Frank Auerbach
Frank Auerbach, Head of E.O.W. IV (1967). Tate Koleksiyonu. Görsel: Tate / Wikimedia Commons (Adil kullanım).

Silerek resim yapmak

Auerbach'ın resimleri, olağanüstü kalın boya katmanlarıyla tanınır. Tuval yüzeyi bazen bir kabartma gibi dışarı taşar. Bu kalınlığın arkasında paradoksal bir yöntem vardı: Auerbach bir resmi her gün baştan boyar, beğenmediği katmanı kazıyıp siler, ertesi gün yeniden başlardı. Al Jazeera'nın aktardığına göre ressam, kullandığı boyanın büyük bölümünün çöpe gittiğini tahmin ediyordu. Tuvalde kalan, sayısız silinmiş denemenin ardından bir anda doğru gelen son hâldi.

Portre, bu yöntemin en yoğun uygulandığı alandı. Auerbach yıllar boyunca aynı birkaç modelle çalıştı. Bu modeller haftada bir ya da birkaç kez atölyeye gelir, saatlerce poz verirdi. Bir modelle kurulan bu uzun ilişki, portreyi bir benzerlik aramaktan çok bir tanıdıklığın kaydına dönüştürüyordu. 2023'te Guardian'a verdiği bir röportajda ressam, belki de en derin deneyimlerimizin diğer insanlar olduğunu söylemişti.

Auerbach, Francis Bacon, Lucian Freud ve Leon Kossoff ile birlikte "Londra Okulu" olarak anılan ressamlar arasında yer aldı. Bu ressamlar, soyutlamanın ve kavramsal sanatın öne çıktığı yıllarda figürle ve gözlemle çalışmayı sürdürdü. 1986'da Venedik Bienali'nde İngiltere'yi temsil eden Auerbach, Altın Aslan'ı kazandı. Son yıllarında Londra'daki Courtauld Galerisi, onun 1950'ler ve 60'lardan kömür kalem portre çizimlerini sergiledi.

Auerbach'ın yöntemi, yapay zekâ çağında dikkat çekici bir karşıtlık sunuyor. Görüntü üretim sistemleri bir yüzü saniyeler içinde ve hiç silmeden üretir. Auerbach ise bir yüzü yıllarca her gün silerek arıyordu. Onun resimlerinde değer, ortaya çıkan imgeden çok bu imgeye ulaşmak için harcanan ve yüzeyde fiziksel olarak biriken zamandan geliyor.

Kaynaklar: Apollo (12 Kasım 2024); Al Jazeera (12 Kasım 2024); The Jewish Chronicle (12 Kasım 2024); ArtDependence (12 Kasım 2024).

← Tüm yazılar

Yukarı Dön