Viyana'daki im Kinsky müzayede evi, Ocak 2024'te sanat dünyasını şaşırtan bir duyuru yaptı: Gustav Klimt'in 1917'de, ölümünden kısa süre önce yaptığı ve yaklaşık yüz yıldır kayıp sayılan "Bildnis Fräulein Lieser" adlı portre bulunmuştu. Resim, bilinen tek kaydı eski bir siyah beyaz fotoğraf olan bir eserdi. Kinsky'nin açıklamasına göre tablo onlarca yıl boyunca Viyana yakınındaki bir villada, Avusturyalı bir ailenin elinde durmuştu.
Portre 24 Nisan 2024'te 30 milyon avroya satıldı; komisyonlarla toplam bedel 35 milyon avroyu buldu. AFP'nin haberine göre bu, bir Avusturya müzayedesi için rekordu. Buna karşın fiyat, müzayede evinin öngördüğü 30–50 milyon avroluk aralığın alt ucunda kaldı. Kinsky, eserin geçmişine dair sorular yüzünden bazı alıcıların geri çekildiğini söyledi.

Resim kırmızı bir fonun önünde, çiçek desenli bir pelerine sarınmış genç bir kadını gösteriyor. Klimt öldüğünde tablo atölyede, imzasız ve bitmemiş hâldeydi. Modelin kim olduğu bile kesin değil. Lieser ailesi Viyana'nın varlıklı Yahudi sanayici ailelerinden biriydi. Reuters'ın aktardığına göre portre, sanat hamisi Henriette "Lilly" Lieser'in kızlarından birini ya da Adolf Lieser'in kızı Margarethe'yi gösteriyor olabilir. Klimt veritabanını yöneten araştırmacılar, son bulguların Lilly Lieser'in kızı Helene'yi işaret ettiğini yazıyor. Lilly Lieser 1943'te Auschwitz'te öldürüldü.
Belirsiz provenans ve Washington İlkeleri
Resmin 1925 ile 1960'lar arasındaki serüveni belgelerle açıklanamıyor. Bu dönem, Nazi yönetiminin Avusturya'daki Yahudi mülklerine el koyduğu yılları kapsıyor. Tablonun el değiştirip değiştirmediği, değiştirdiyse hangi koşullarda olduğu bilinmiyor. Bu belirsizlik karşısında resmin sahipleri, Lieser ailesinin olası yasal mirasçılarıyla 1998 tarihli Washington İlkeleri çerçevesinde bir uzlaşmaya vardı. Satış geliri taraflar arasında paylaşıldı.
Washington İlkeleri, Nazi döneminde el konulan sanat eserlerinin iadesi için 44 ülkenin kabul ettiği bağlayıcı olmayan bir çerçevedir. İlkeler, kesin kanıt bulunmadığı durumlarda bile "adil ve hakkaniyete uygun çözüm" aranmasını önerir. Fräulein Lieser vakası, bu çerçevenin bir müzayede sürecine nasıl yerleştirilebileceğine dair bir örnek oluşturdu. Eleştirmenler ise provenans araştırmasının satıştan önce tamamlanması gerektiğini, belirsizliğin piyasa baskısıyla kapatılmasının sorunlu bir emsal yarattığını ileri sürdü.
Portre açısından bu hikâyenin en çarpıcı yanı, yüzü bu kadar net görülen bir genç kadının adının hâlâ tartışmalı olması. Klimt onu dokuz kez atölyesine çağırıp resmetmişti. Bir yüzyıl sonra resim milyonlara satılırken, resmedilen kişinin kimliği sanat tarihçilerinin çözmeye çalıştığı bir soru olarak kaldı.
Kaynaklar: im Kinsky basın bülteni (25 Ocak 2024); AFP (24 Nisan 2024); Reuters (24 Nisan 2024); Klimt Database (25 Nisan 2024); Finestre sull'Arte (Nisan 2024).