Türk resminin en tanınmış figüratif ressamlarından Mehmet Güleryüz, 3 Eylül 2024 sabahı Paris'teki atölyesinde 86 yaşında öldü. Medyascope'un haberine göre sanatçı bir süredir kanser tedavisi görüyordu. Hayattayken açılan son sergisi, 2023'te Loft Art'ta gösterilen "Mehmet Güleryüz 2013–2023" idi; serginin sanat yönetimini oğlu Kerimcan Güleryüz üstlenmişti.
Güleryüz 1938'de İstanbul'da doğdu ve Saint Benoît Fransız Lisesi'ni bitirdi. 1958'de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde (bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) resim eğitimine başladı; 1966'da okulu bölümünün en yüksek derecesiyle bitirdi. Öğrenciliği sırasında tiyatroyla da ilgilendi. 1963 onun için çift yönlü bir başlangıç yılı oldu: Asaf Çiğiltepe yönetimindeki Arena Tiyatrosu'nda oyunculuğa profesyonel olarak adım atarken, çizimlerini de ilk kez bir kişisel sergide gösterdi. 1970–1975 arasında devlet bursuyla Paris'te resim ve taş baskı üzerine çalıştı. 2013'ten itibaren yeniden Paris'te yaşadı.

Tiyatrodan tuvale: dışavurumcu figür
Tiyatro deneyimi, Güleryüz'ün figürle kurduğu ilişkiyi anlamak için önemli bir ipucu. Onun figürleri sahnedeki bir oyuncu gibi abartılı jestlerle hareket eder. Bedenler bükülür, uzar, yüzler çarpılır; çizgi hızlı ve sert, renk çoğu zaman keskindir. Bu özellikler, sanatçıyı Türk resminde dışavurumculuğun başlıca temsilcilerinden biri yaptı. Ressamın yaptığı şey, figürü bir gerçeklik kaydı olmaktan çıkarıp bir gerilim ve duygu alanına dönüştürmekti.
Güleryüz'ün resimleri toplumsal ve siyasal göndermelerle doluydu, ama bu göndermeler çoğunlukla ironik ya da grotesk bir dille ortaya çıkıyordu. İktidar figürleri gülünç, sıradan insanlar ise çoğu zaman tedirgin ve huzursuz görünür. Sanatçı kamusal tartışmalarda da tavır almaktan kaçınmayan bir kişiydi; bu tavrı eserlerinin alımlanmasını da etkiledi.
Güleryüz'ün kariyeri, Türkiye'de figüratif resmin 1960'lardan sonraki seyriyle yakından ilişkili. 1950'lerde Türk resminde soyutlama güçlü bir eğilimdi. Güleryüz'ün kuşağından bazı ressamlar, soyutlamanın yaygın olduğu bir ortamda figürü yeniden resmin merkezine taşıdı. Bu tercih, Avrupa'da 1960'larda başlayan yeni figürasyon eğilimleriyle eş zamanlıydı. Güleryüz'ün Paris yılları, bu uluslararası tartışmayla doğrudan temas kurmasını sağladı.
Sanatçı üzerine yazılmış akademik çalışmalar sınırlı. Bilkent Üniversitesi'nde 2025'te bir lisans dersi kapsamında hazırlanan bir çalışma, onun hayatını ve Türkiye sanatına katkılarını ele aldı. Kapsamlı bir monografi ve katalog raisonné, Güleryüz hakkında yapılacak ciddi bir sanat tarihi değerlendirmesinin ilk koşulu olacak.
Kaynaklar: Medyascope (3 Eylül 2024); Habertürk (3 Eylül 2024); Diken (Eylül 2024); Bilkent Üniversitesi Kurumsal Arşivi (2025).