EN

· Published:

26 Temmuz 2024'te Paris Olimpiyat Oyunları'nın Sen Nehri üzerinde düzenlenen açılış töreninde, "Festivité" adlı bir bölüm uluslararası bir tartışma başlattı. Bir köprü üzerine kurulmuş uzun bir masanın arkasında, ortada DJ Barbara Butch ve çevresinde drag sanatçıları ile dansçılar yer alıyordu. Bölümün bir anında, vücudu maviye boyanmış bir şarkıcı Dionysos olarak masanın üzerinde belirdi.

Görüntüyü izleyen pek çok kişi sahnede Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği"ne bir gönderme gördü. Fransız Katolik piskoposlar konferansı, CBS'nin aktardığına göre törende Hristiyanlıkla alay eden sahneler bulunduğunu açıkladı. Dünyanın farklı yerlerinden din adamları ve siyasetçiler de tepki gösterdi.

Tanrıların Şöleni (Le Festin des dieux) - Jan Harmensz van Bijlert
Jan Harmensz van Bijlert, Tanrıların Şöleni (yakl. 1635). Musée Magnin, Dijon. Görsel: Wikimedia Commons (Kamu malı).

Törenin sanat yönetmeni Thomas Jolly ise farklı bir kaynak gösterdi. Jolly, Fransız televizyonu BFMTV'ye verdiği demeçte sahnenin Olimpos tanrılarıyla bağlantılı pagan bir şölen olarak tasarlandığını söyledi. Organizatörlerin işaret ettiği resim, Hollandalı ressam Jan Harmensz van Bijlert'in yaklaşık 1635 tarihli "Tanrıların Şöleni" idi; tablo bugün Dijon'daki Magnin Müzesi'nde bulunuyor. Resimde Olimpos tanrıları uzun bir masa etrafında toplanmıştır ve ortadaki figürün başının arkasında bir ışık halesi vardır. Paris 2024 sözcüsü Anne Descamps, bir dini grubu küçümseme niyeti olmadığını söyledi ve incinenlerden özür diledi. Artnet'in haberine göre ise törenin yapımcıları bir basın kuruluşuna yaptıkları açıklamada Jolly'nin Leonardo'nun resminden ilham aldığını belirtmişti. Resmî açıklamalar da birbiriyle tam olarak örtüşmüyordu.

İkonografi: bir imgeyi kim okur?

Bu tartışma, sanat tarihinin temel yöntemlerinden biri olan ikonografinin gündelik hayattaki karşılığını gösterdi. Erwin Panofsky'nin 1939'da yayımlanan "Studies in Iconology" kitabında tarif ettiği yöntem, bir imgenin anlamını üç katmanda okur: önce görünen biçimler, sonra bu biçimlerin geleneksel olarak işaret ettiği konular, son olarak da imgenin ait olduğu kültürün daha derin eğilimleri. Olimpiyat sahnesi bu katmanlarda farklı sonuçlar veriyordu. İlk katmanda bir masa ve etrafında dizilmiş figürler vardı. İkinci katmanda bu kompozisyon, Batı resim geleneğinde en çok Son Akşam Yemeği ile ilişkilendirilen bir düzene sahipti. Üçüncü katmanda ise izleyicinin kendi kültürel ve dini konumu, imgeye hangi anlamı yüklediğini belirliyordu.

Uzun bir masa etrafında sıralanmış figürler, Batı resminde tek bir sahneye ait değildir. Düğün şölenleri, Emmaus'taki akşam yemeği, mitolojik ziyafetler ve Veronese'nin "Levi'nin Evinde Şölen"i gibi eserler benzer kompozisyonlar kullanır. Veronese'nin resmi 1573'te Engizisyon'un sorgusuna yol açmıştı ve ressam, resmin adını değiştirerek sorunu çözmüştü. Bir sofra sahnesinin hangi hikâyeyi anlattığı sorusu, yüzyıllardır dini ve siyasal bir mesele olmuştur.

Bu yazı, sahnenin hangi resme dayandığına ya da bir hakaret oluşturup oluşturmadığına dair bir hüküm vermiyor. Tartışmanın gösterdiği şey, bir imgenin anlamının üreticisinin niyetiyle sınırlı kalmadığı ve izleyicinin tarihsel ve dini belleğiyle birlikte oluştuğudur.

Kaynaklar: CBS News (Temmuz 2024); Africanews / AP (29 Temmuz 2024); Artnet News (Temmuz 2024); Erwin Panofsky, Studies in Iconology (Oxford University Press, 1939).

← Tüm yazılar

Yukarı Dön