EN

· Published:

60. Venedik Bienali, 20 Nisan–24 Kasım 2024 tarihleri arasında "Stranieri Ovunque – Foreigners Everywhere" başlığıyla düzenlendi. Küratör Adriano Pedrosa, São Paulo Sanat Müzesi'nin direktörüydü ve bienalin sanat bölümünü yöneten ilk Latin Amerikalı küratör oldu. Başlık, Paris doğumlu ve Palermo'da çalışan Claire Fontaine kolektifinin 2004'ten beri ürettiği, farklı dillerde "her yerde yabancılar" yazan neon işlerinden alınmıştı.

Pedrosa ana sergiyi iki bölüme ayırdı. Güncel bölümde göçmen, sürgün, yerli ve queer sanatçılar öne çıkıyordu. Tarihsel bölüm ise 20. yüzyılda Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Asya'da üretilmiş modernist eserlere ayrılmıştı. Berlin Art Link'in aktardığına göre bu tarihsel bölümün en kalabalık salonu "Portreler" başlığını taşıyordu ve 1905 ile 1990 arasında çalışmış 112 sanatçının eserlerini bir araya getiriyordu.

60. Venedik Bienali, Ana Pavyon - 60. Venedik Bienali
60. Venedik Bienali, Giardini Merkez Pavyonu (2024). Görsel: Wikimedia Commons (CC BY-SA).

Modernizmin merkez dışı portreleri

Bu salon, figüratif sanat açısından bienalin en ilginç önerisiydi. Modernizmin standart anlatısı Paris ve New York merkezlidir ve figürden soyutlamaya doğru ilerleyen bir çizgi çizer. Bu anlatıda Avrupa ve Kuzey Amerika dışındaki sanatçılar ya hiç yer almaz ya da merkezin geç kalmış takipçileri olarak görünür. Pedrosa'nın salonu bu anlatıya başka bir harita önerdi: aynı yüzyılda Brezilya'da, Nijerya'da, Hindistan'da, Mısır'da ressamlar kendi toplumlarının yüzlerini modernist araçlarla resmediyordu ve bu resimlerin çoğu soyutlamaya geçmeyi bir zorunluluk olarak görmüyordu.

Bu yaklaşıma yöneltilebilecek bir itiraz da var. Yüzü aşkın sanatçının tek bir salonda yan yana dizilmesi, her birinin kendi bağlamını silikleştirebilir ve portreleri "Küresel Güney" etiketi altında tek tip bir kategoriye dönüştürebilir. Bu itiraz, kapsayıcılık hedefleyen sergilerin sık karşılaştığı bir çelişkiye işaret ediyor: görünmez kalanları görünür kılmak için onları bir araya getirmek, farklılıklarını da bastırabilir.

Bienalin ödülleri başka yönlere gitti. Altın Aslan, ana sergide yer alan Maori kadınlardan oluşan Mataaho Kolektifi'ne verildi. Kolektifin "Takapau" adlı işi, poliester kayışlardan örülmüş, geleneksel doğum hasırlarına gönderme yapan büyük bir yerleştirmeydi. Ulusal katılımlar arasındaki Altın Aslan ise Archie Moore'un "kith and kin" projesiyle Avustralya'ya gitti.

Türk modernizmi açısından da bu salon düşündürücü. Cumhuriyet'in ilk kuşak ressamlarının, 1914 Kuşağı'ndan D Grubu'na uzanan figüratif üretimi, benzer bir yeniden okumayı hak ediyor. Bu ressamların Avrupa modernizmini "gecikmeli" takip ettikleri yönündeki yaygın yargı, Pedrosa'nın sorguladığı merkez-çevre şemasının bir ürünü olabilir. Bu bir öneridir; kapsamlı bir karşılaştırmalı çalışma gerektirir.

Kaynaklar: Berlin Art Link (15 Mart 2024); Designboom (Nisan 2024); La Biennale di Venezia, resmî ödül duyurusu (20 Nisan 2024); Artribune (Nisan 2024).

← Tüm yazılar

Yukarı Dön